Galata Köprüsü'nü kim sattı ?

Efe

New member
Galata Köprüsü’nü Kim Sattı? Önce “Satıldı” Denilen Şeyin Ne Olduğunu Netleştirelim

Galata Köprüsü denince benim aklıma önce teknik bir yapıdan çok İstanbul’un hafızası geliyor. Balık tutan insanlar, vapurlar, Eminönü’ndeki kalabalık, Karaköy’e yetişmeye çalışanlar, köprünün altındaki dükkânlar ve yıllar boyunca bu hattı kullanan milyonlarca insan… Bu yüzden “Galata Köprüsü’nü kim sattı?” sorusu ilk bakışta basit bir ihale veya hurda satış meselesi gibi görünse de biraz araştırınca karşımıza çok daha karmaşık bir hikâye çıkıyor.

Üstelik burada önemli bir ayrım var: 1912 tarihli tarihi Galata Köprüsü’nün kendisinin bir bütün olarak “bir kişiye ya da şirkete satıldığı” şeklindeki iddia ile, köprünün yangından sonra sökülen bazı parçalarının hurda olarak satılması aynı olay değil.

İBB’nin tarihçesine göre 1912’de hizmete giren tarihi köprü, 16 Mayıs 1992’de çıkan yangında ağır hasar gördü. Ardından parçaları sökülerek Haliç’in başka bir noktasına taşındı. İBB Çevre+1

Asıl “satıldı” tartışması ise yangından sonra denize düşen veya su altında kalan bazı köprü parçalarının 1994 yılında çıkarılmasıyla ilgili.

Galata Köprüsü’nün Kısa Tarihi: Aslında Kaç Tane Galata Köprüsü Vardı?

Bu konuya biraz geriden bakmak gerekiyor. Çünkü “Galata Köprüsü” dediğimiz yapı aslında tek bir köprüden ibaret değil. Eminönü ile Karaköy arasındaki geçiş farklı dönemlerde defalarca yeniden inşa edildi.

1845 yılında burada ahşap bir köprü kuruldu. Daha sonra 1863’te yenilendi. 1870'li yıllarda demir köprü uygulamaları gündeme geldi. Nihayet 1912’de Alman MAN firmasının yaptığı çelik köprü hizmete girdi. Bu köprü, 1992’ye kadar yaklaşık 80 yıl boyunca İstanbul’un en önemli ulaşım noktalarından biri oldu. İBB Çevre+1

Burada ilginç olan nokta şu: İstanbul’un modernleşmesiyle Galata Köprüsü’nün tarihi neredeyse birebir örtüşüyor.

Tramvayların geçmesi, otomobil ve yaya trafiğinin artması, Haliç’teki sanayileşme, liman faaliyetleri ve iki farklı kent dokusunun birbirine bağlanması… Köprü sadece iki kıyıyı değil, İstanbul’un ekonomik ve sosyal hayatını da birbirine bağlıyordu.

1912 tarihli köprünün üzerinde dükkânlar, gazinolar ve çeşitli kullanım alanları bulunması da bunun göstergesi. 1930’da ücretli geçişin kaldırılmasıyla köprü üzerindeki bazı kontrol yapıları da ortadan kaldırıldı. İstanbul Senin Haber

Peki Gerçekten Kim Sattı?

Burada forumlarda sıkça birbirine karıştırılan iki ayrı olay var.

Birincisi, yeni Galata Köprüsü’nün yapılmasıdır.

1980’lerde eski köprünün ulaşım ve Haliç açısından yetersiz kaldığı düşüncesiyle yeni bir köprü projesi geliştirildi. İETT’nin tarihçesinde yeni köprünün 1985 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından STFA-Thyssen ortak girişimine ihale edildiği belirtiliyor. Temel 1987’de atıldı. İETT

TBMM kayıtlarında ise işin 20 Eylül 1985 tarihinde 30.785.042,14 ABD doları teklif bedelle STFA-Thyssen konsorsiyumuna ihale edildiği bilgisi yer alıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi+1

Bu, “tarihi Galata Köprüsü satıldı” demek değildir.

İkincisi ise çok daha ilginç olan eski köprünün parçalarının akıbetidir.

1992 yangınından sonra tarihi köprünün bazı bölümleri Hasköy-Balat arasına taşındı. Ancak köprünün hasarlı bazı parçaları suya gömüldü. Yaklaşık iki yıl sonra, 1994 Ocak ayında bu parçaların sudan çıkarıldığı ve sonrasında işlevlerini yitirmiş oldukları gerekçesiyle MKE’ye hurda olarak satıldığı yönünde belediye evraklarına dayandırılan haberler yayımlandı. Yeni Şafak+1

Dolayısıyla “Galata Köprüsü’nü kim sattı?” sorusuna verilebilecek en dikkatli cevap şu:

Köprünün tamamının bir şahsa veya özel şirkete satıldığına dair bu kaynaklarda bir kanıt yok. Ancak 1992 yangınından sonra sudan çıkarılan bazı tarihi köprü parçalarının 1994’te MKE’ye hurda olarak satıldığına ilişkin belediye kaynaklarına dayanan kayıt ve haberler bulunuyor.

Bu ikisini birbirinden ayırmak gerekiyor.

Nurettin Sözen Bu Satışın Neresindeydi?

Konunun en çok tartışılan taraflarından biri dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen’in adı.

Fakat burada da “Nurettin Sözen Galata Köprüsü’nü sattı” şeklinde doğrudan bir sonuç çıkarmak doğru olmaz.

1994’te köprü parçalarının hurda olarak satıldığına ilişkin haberlerde Sözen’in açıklaması da yer alıyor. Habere göre Sözen, parçaların nereye satıldığı konusunda bilgisinin olmadığını ve satıştan ilk kez haberdar olduğunu söylemişti. Yeni Şafak

Bence burada asıl tartışılması gereken şey bir kişinin üzerine bütün sorumluluğu yıkmak değil.

Kamuya ait tarihi bir yapının parçalarının hangi prosedürle “hurda” kabul edildiği, kim tarafından değer biçildiği, hangi kurumun onay verdiği ve satıştan elde edilen gelirin nereye aktarıldığıdır.

Çünkü tarihî eser yönetiminde asıl mesele yalnızca “kim sattı?” değildir.

“Bu parçaların tarihî değeri değerlendirildi mi?”

“Hurda değeri ile kültürel miras değeri birbirinden ayrıldı mı?”

“Koruma kurullarının görüşü alındı mı?”

“Satış işleminin bütün belgeleri bugün erişilebilir durumda mı?”

Bunlar çok daha somut sorular.

1992 Yangını: Köprü Neden Zaten Değiştiriliyordu?

Burada bir başka yanlış anlaşılmayı da düzeltmek gerekiyor.

Bazen anlatım, “Köprü yandı ve yerine yenisi yapıldı” şeklinde oluyor. Oysa yeni Galata Köprüsü yangından önce zaten planlanmış ve inşaatı devam eden bir projeydi.

İBB'nin tarihçesine göre yeni köprü projesi 1980'lerin sonunda gündeme gelmiş, inşaat sürerken 1992’de tarihi köprü yanmıştı. Yangından sonra yeni köprünün yapımı hızlandırıldı. İBB Çevre

1991 tarihli Cumhuriyet arşivinde de yeni köprünün yapım süresinin finansman ve kurumlar arası anlaşmazlıklar nedeniyle ciddi biçimde uzadığı, maliyet tartışmalarının yaşandığı görülüyor. Cumhuriyet

Bu ayrıntı bence çok önemli.

Çünkü tarihi köprünün kaderi yalnızca yangınla belirlenmedi. İstanbul’un büyüyen ulaşım ihtiyacı, Haliç’in çevresel sorunları, eski köprünün fiziksel durumu ve yeni ulaşım altyapısı ihtiyacı zaten köprünün geleceğini değiştirmişti.

Yangın, bu dönüşümü hızlandıran kritik olaylardan biri oldu.

Ekonomi Açısından Bakınca: Köprü Sadece Köprü Değildi

Yeni Galata Köprüsü'nün maliyeti de dönemin ekonomik ve idari tartışmalarını anlamak açısından önemli.
 
Üst